Bu kaide üzerinde bir araya getirilen üç heykelin ortak noktası nedir? Üçü de bilinçli ya da bilinçsiz biçimde birer fragmandır. Dışta yer alan iki nesne, Roma Antik Çağı’na ait kalıntılardır. Ortadaki terracotta torso ise Bonnlu heykeltıraş Ingeborg von Rath tarafından 1920’li yıllarda, bilinçli olarak bu formda tasarlanmıştır. 1902 yılında Bonn’da doğan von Rath, büyük burjuva bir ailede büyümüş, sanatsal yeteneği erken yaşta fark edilmiştir. El işçiliğine dayalı bir eğitimin ve Köln Sanat ve Zanaat Okulu’ndaki heykel eğitiminin ardından, 1925’ten itibaren Bonn’da serbest sanatçı olarak çalışmış, burada kendi atölyesini açmış ve bir sanat okulu işletmiştir. Heykeltıraşlığının yanı sıra mezar süslemeleri, portreler ve madalyalar üzerine uzmanlaşmış, Konrad Adenauer gibi isimler için resmi siparişler almıştır. Savaş sonrası Almanya’da, Bonn’daki Ren Friedrich Wilhelm Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak da ders vermiştir.
Bu üç nesnenin bir diğer ortak noktası ise, tamamının Eduard von der Heydt’in koleksiyonundan gelmiş olmasıdır. Von der Heydt, bu eserleri Wuppertal Müzesi’ne bağışlamıştır. Antik Roma ya da Antik Yunan kökenli nesneler, onun koleksiyonunda yalnızca küçük bir yer tutar ve bilinçli bir odak doğrultusunda toplanmamıştır.
Serginin sonunda yer alan bu üç nesne, Eski ile Yeni, Antik ile Modern arasında bir bağlantı noktası oluşturur. Bir yandan biçimsel ilişkileri görünür kılarken, diğer yandan mermer, kumtaşı ve terracotta gibi farklı malzemelerin kendine özgü etkilerini deneyimlemeye ve karşılaştırmaya olanak tanır.